Diyarbakır'da Bir Kadının Günlüğünden
Sabah erkenden uyandım. Perdeyi araladım, dışarıda sis var. Diyarbakır sabahları hep böyledir kışın, puslu, serin, biraz hüzünlü. Kahvemi yaptım, pencerenin önüne oturdum. Surlara bakıyorum, binlerce yıl görmüş o taşlara. Kaç aşk görmüştür, kaç ayrılık, kaç kavuşma, kaç yalnızlık? Düşündüm de, ben de bir sur gibiyim aslında. Yıllarca insanlar geldi geçti üzerimden, her biri bir iz bıraktı, her biri bir hikaye yazdı bedenime. Öğlene doğru telefonum çaldı. Açtım, karşıda kibar bir ses. "Sitenizi gördüm, https://diyarbakirofisescortlari.com/ adresinizden ulaştım. Görüşmek isterim." Randevulaştık, saat dörtte buluşacaktık. Hazırlandım. Üzerime kırmızı elbiseyi aldım, saçlarımı topladım, hafif bir makyaj. Aynada kendime baktım, otuzundayım, hala güzelim, hala alımlıyım. Gülümsedim. Saat dörtte geldi. Kırk yaşlarında, esmer, kısa boylu, gözlüklü bir bey. Mühendismiş, barajda çalışıyormuş, üç aydır şehir dışındaymış, özlemiş kadın yüzü görmeyi. İçeri buyur ettim, oturduk. Ön...